TMMOB ANKARA İKK: “KENTİN HAFIZASI YERİNDE KORUNMALIDIR-CEBECİ İNÖNÜ STADYUMU MİLLET BAHÇESİ OLMASIN”

    DİSK Ankara Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İKK, Ankara Tabip Odası, Ankara Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası tarafından 31 Mayıs 2021 tarihinde Cebeci İnönü Stadyumu önünde “Kentin Hafızası Yerinde Korunmalıdır-Cebeci İnönü Stadyumu Millet Bahçesi Olmasın” başlıklı ortak bir basın açıklaması yapıldı.

    TMMOB ANKARA İKK: “KENTİN HAFIZASI YERİNDE KORUNMALIDIR-CEBECİ İNÖNÜ STADYUMU MİLLET BAHÇESİ OLMASIN”

    TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu’nun okuduğu açıklamada, “İktidarın, şehirlerin belleğini tutan, kültürel ve doğal varlıklarımıza yönelik bu girişimlerine Ankara halkı yabancı değildir. Bu projelerle Cumhuriyetin ilerici yaşam alanlarının yok edilerek hafızalardan silinmesi, kamusal alanlardaki özgürlüğümüzün kısıtlanması, yeşil alan adı altında betonlaştırma ve dini ögelerle yaşamımızın her hücresinde hakimiyet kurulmak istenilmektedir. Kent merkezindeki tarihi 19 Mayıs Stadyumu’nun da yıkımı ile sonuçlanan ve hem bir yeşil alan hem de kültürel bir miras olarak büyük önem taşıyan, Atatürk Kültür Merkezi ve Ankara’nın en önemli doğal sit alanlarından İmrahor Vadisi de millet bahçesi yapılacağı gerekçesiyle büyük tahribata ve yıkıma uğramıştır. Neredeyse yapıldığı her kentin mevcut yeşil alanlarını, doğal ve kültürel varlıklarını, parklarını ve tarihi stadyumlarını “yeşil inşaatlara” dönüştüren millet bahçeleri kamusal yarar yerine rant odaklı projelerdir,” denildi.

    Açıklamanın tamamı:

    KENTİN HAFIZASI YERİNDE KORUNMALIDIR

    CEBECİ İNÖNÜ STADYUMU MİLLET BAHÇESİ OLMASIN

    Cebeci İnönü Stadyumu, Cumhuriyetin ilk yıllarında, Cebeci semtinin açık alan ve spor alanı olarak kullanılan Hamit’in tarlasına; 1963 yılında Ankaralıların artan ihtiyacına cevap verebilmek için inşa edilmiştir. 1967’de açılan Stadyum yıkım kararı verilen tarihe kadar hem Cebeci’de yaşayanlara hem de tüm Ankara’ya hizmet vermiştir. 37 bin kişilik kapasitesiyle Stadyum, içinde Ankara’nın futbol kulüplerinin çalışmaları ve müsabakalarına, çeşitli spor branşlarının çalışmalarına; açık hava sinemasına, çevresinde kurulan panayırlara ev sahipliği yapmıştır. Yani İnönü Stadyumu, 50 yılı aşkın geçmişi ile Ankara’nın belleğine işlenmiştir. Bir hafıza mekanı olarak sadece sporcuların yetişmesine imkan sağlamakla kalmamış,  şehrin kültürel yaşamının da önemli bir parçası halini almıştır.

    Bugün yıkıma konu edilen İnönü Stadyumu ve yanında bulunan hentbol salonunun zengin mekansal niteliğinin sürdürülmesini sağlamak yerine kentlerde rant yaratılması için bilinçli bir tercih olarak kullanılan; uzun süreli bakımsız bırakma, köhneleştirme ve kentlinin kullanımına izin vermeyerek unutturma politikalarına maruz bırakılmıştır. Nitekim, 2012 yılından itibaren önce AVM, lüks konut, otopark gibi tehditlerle karşı karşıya bırakılması, sonra yurt planı yapılması ve şimdi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “Millet Bahçesi” projesi ile anılması bu alandaki kamu varlıklarının talanına dair her türlü stratejinin uygulandığını göstermektedir.

    İktidarın, şehirlerin belleğini tutan, kültürel ve doğal varlıklarımıza yönelik bu girişimlerine Ankara halkı yabancı değildir. Bu projelerle Cumhuriyetin ilerici yaşam alanlarının yok edilerek hafızalardan silinmesi, kamusal alanlardaki özgürlüğümüzün kısıtlanması, yeşil alan adı altında betonlaştırma ve dini ögelerle yaşamımızın her hücresinde hakimiyet kurulmak istenilmektedir. Kent merkezindeki tarihi 19 Mayıs Stadyumu’nun da yıkımı ile sonuçlanan ve hem bir yeşil alan hem de kültürel bir miras olarak büyük önem taşıyan, Atatürk Kültür Merkezi ve Ankara’nın en önemli doğal sit alanlarından İmrahor Vadisi de millet bahçesi yapılacağı gerekçesiyle büyük tahribata ve yıkıma uğramıştır. Neredeyse yapıldığı her kentin mevcut yeşil alanlarını, doğal ve kültürel varlıklarını, parklarını ve tarihi stadyumlarını “yeşil inşaatlara” dönüştüren millet bahçeleri kamusal yarar yerine rant odaklı projelerdir.

    Yapılmak istenilen bu projenin iptaline dair başlatılan hukuki süreç devam ederken, yangından mal kaçırırcasına hukuksuzca sürdürülen söküm ve yıkım çalışmaları bir an önce durdurulmalıdır. Millet bahçesi projesi, yarım asırlık kent belleğini, şehrin en önemli kültür ve spor alanlarından birini, yokluğu telafi edilemeyecek şekilde ortadan kaldıracaktır.  Başkentin en büyük stadyumunun yıkılması halinde kent hafızasından bir parçanın yok edilmesinin yanı sıra halk sağlığını tehdit edecek koşullar da oluşacaktır. 1963 yılında yapılmış bir stadyumun asbest içerdiği ortadayken, kentin merkezinde böylesi büyük bir yapının yıkımı kanser ve diğer solunum yolu rahatsızlıkları başta olmak üzere çok sayıda riski yeniden doğuracaktır.

    İnşası bahse konu olan millet bahçesi ise ortasındaki cami, ticari birimleri ya da millet kıraathanesi ile hiçbir şekilde kent hafızasındaki yeri dolduramayacak, sporcuların yetişmesine olanak veren bir tesis ve Stadyum işlevini görmeyecektir. Tarihsel kimliğinin ve kamusal niteliğinin korunması esas alınarak yapılacak planlama ve koruma çalışmalarıyla geliştirilerek Cebeci İnönü Stadyumu kamucu bir yaklaşımla tekrar halkın kullanımına açılmalıdır.

    Bizler, rant için değil halk için; planlı, şehrin ihtiyaçlarını, kültürünü ve tarihini benimseyen politikalar üreten bir anlayış ve sağlıklı bir toplum için, Cebeci İnönü Stadyumu’nun yıkımının karşısında olduğumuzu bildiriyor ve tüm kamuoyunu kent merkezinde kalan tek spor alanına sahip çıkmak için dayanışmaya davet ediyoruz.

    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.